Haber

ÖHD: Operasyon hukuki güvenlik ilkesine uygun değil

Diyarbakır merkezli düzenlenen operasyonda aralarında gazeteci, siyasetçi, avukat ve esnafın da bulunduğu 216 kişiden 143’ten fazlası ev ve işyerlerine düzenlenen baskınla gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 47’si tutuklanırken, 86 kişi de kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve 28 Mayıs Genel Seçimleri öncesi Türkiye için kritik değer taşıyan gözaltı operasyonunu değerlendiren Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Eşbaşkanı Ekin Kafi, pes etmeyeceklerini söyledi. operasyonun nedenlerine atıfta bulunarak çaba.

‘ŞARTLI DELİL YOK’

Mezopotamya Haber Ajansı’nda yer alan habere göre önlerinde tarihi bir seçim olduğunu ve seçimden önce böyle bir operasyonun beklendiğini söyleyen Kafi, “Aslında AKP hükümeti bunu hissettirdi. Sivil toplum kuruluşlarına yaptığı baskılarla, bölgedeki hak ihlalleri ve hukuksuzluklarla baskısını artırıyordu. Bu kapsamda onlarca yoldaşımızın, ÖHD’li avukat, gazeteci, sanatçı ve sivil toplum kuruluşunda çalışan arkadaşlarımızın gözaltına alındığı ve tek bir ‘tanık’ ifadesi ile tutuklamaların devam ettiği bir dönemden geçiyoruz. ve tek bir itirafçı. Bu işlem tamamen yasa dışıdır. Yapılan açıklamalar hiçbir şekilde somut delillerle desteklenmeyen bir belgenin konusudur. Bu süreci hiçbir şekilde haklı ve hukuka uygun olarak gömüyoruz ve bu tutuklamaları kabul etmiyoruz.”

Bu operasyonun gerekçesinin demokratik kamuoyunu sindirmek, toplumsal muhalefeti susturmak ve seçim güvenliği çalışmalarında en fazla görev alacak gazeteci ve avukatları dışlamak olduğunu belirten Kafi, “Saldırmak kesinlikle kanun değildir. çalışmalarını bu şekilde yürüten hukuk kurumlarımız, arkadaşlarımızın işini yerde bırakmayarak, işimizi daha da büyüterek daha çok eserle döneceğiz” dedi.

‘GERİ ADIM ALAMIYORUZ’

ÖHD’nin hukuk pratiğinin özgürlükçü bir bakış açısıyla şekillendiğini kaydeden Yeter, “Kurumumuz muhtemelen geçmişe dayanan bir kurum değil ama Kürt hukuk pratiği hiçbir zaman belirli belgelere uyma, klasik, teknik, hukuki işlem yapma peşinde olmamıştır. şeyler. Özgür hukuk pratiğiyle, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir toplum hayaliyle çalışmalarımızı yürüttük. Bu yüzden her zaman zulme ilk müdahale edenlerden biri olduk. Kürt halkının, mazlum milletlerin ve tüm sömürge halklarının maruz kaldığı adaletsizliklerin, hukuksuzlukların ve hak ihlallerinin öznesi olarak ön saflarda çaba sarf ettik. Bize bu kadar yönelmelerinin sebebi verdiğimiz emeğin boyutu. Böyle bir adaletsizlik karşısında mücadeleyi bitirmeyeceğiz. Tutuklanan arkadaşlarımızın bize ilettiği mesajlar da bu yöndedir ve kararlılığımızdan asla geri adım atmayacağız.”

‘KANUNİ GÜVENLİK İLKESİNE UYGUN DEĞİLDİR’

Yargının tarafsız ve bağımsız olmadığını vurgulayan Kafi, belgede “tanık” olarak söz veren kişinin “tanık” sıfatının bulunmadığına dikkat çekti. Kafi, bir itirafçının ifadesiyle 25 avukat hakkında tutuklama kararı çıkarılmasının “hukuk güvenliği ilkesi” ile bağdaşmadığını belirterek, “Tutuklanan 3 meslektaşımızın bu şehirde görev yapan herhangi bir avukattan hiçbir farkı yok. bu üç meslektaşımız suçlu hepimiz suçluyuz ama biz bu hukuksuzlukları ortadan kaldıracak mekanizmalar tahsis edeceğiz bağımsız ve tarafsız yargıdan böyle bir talebimiz yok bizim mücadelemiz bu dosyaları geçersiz kılacak ve her zaman olduğu gibi biz kanunu tahsis edecek.” (HABER MERKEZİ)

kemalpasaajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu